Bütün Yönleriyle Kurban

Bütün Yönleriyle Kurban Kitapçığı vatandaşlarımıza dağıtıldı

Aşağıdaki Metin Türkiyede ilk kez Bayrampaşa Belediyesi tarafından hazırlanan “Bütün Yönleriyle Kurban” VCD/DVD ile kitapçığına aittir. (2005) Videoyu izlemek için tıklayınız!

İçindekiler

Tarihi Arka Plan-Allah’ın Kurbanı

Kurban

Kurbanın Dinî Dayanağı Nedir?

Kimler Kurban Kesmelidir?

TÜRKİYEDE İLK DEFA BÜTÜN YÖNLERİYLE ANLATILDIĞI VİDEO BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ TARAFINDAN HALKIMIZA DAĞITILDI. İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Kurban Ne Zaman Kesilir?

Hangi Hayvanlar Kurban Olarak Kesilir?

Kurban Keserken Dikkat Edilecek Hususlar

Kesilen Hayvanın Yüzülmesi

Kurban Eti Nasıl Değerlendirilmelidir?

Kurban Kesmenin Sosyal Hayattaki Önemi

 

Tarihi Arka Plan-ALLAH’IN KURBANI

Bundan 4000 yıl önce Şam diyarları…

Evlat özlemiyle yanıp tutuşan Hz. İbrahim, gün gelir de bir oğlu olursa onu Allah’a adayacağına dair söz verir. Ve Allah’a dua eder,

‘’ Rabb’im bana iyilerden olacak bir çocuk ver.’’

Yüce Allah, yaşı ilerlemiş salih kulunun duasını kabul eder.

Ve ona Hz. Hacer annemizden yumuşak huylu bir erkek çocuk bağışlar.

Doğan çocuğa “İsmail ” adı verilir.

Hz. İbrahim Allah Teâlâ’nın emriyle hanımı Hâcer ve oğlu İsmail’i Filistin’den alıp Hicaz’a götürür.

Onları Kâbe’nin daha sonra inşa edildiği yere yakın bir yerde yiyecekleri ile beraber büyük bir ağacın yanına bırakır.

Hz. İbrahim, zaman zaman Şam’dan gelip oğlunu ve hanımı Hacer’i ziyaret eder. Halilullah, İsmail’i her gördüğünde, ona karşı muhabbeti artmaya başlar.

Tam oğluna alıştığında ve yaşantısında ona eşlik edebilecek çağa geldiğinde…

bir gün rüyasında oğlunu kurban ettiğini görür.

Uzun zaman olmasını beklediği biricik oğluna daha doyamadan ayrılık zamanı geldiğini anlar…

Nefsin ve şeytanın vesveselerine rağmen, Hz. İbrahim  aklına itaat ve teslimiyetten başka bir şey getirmez

Rüya üç gece aynen tekerrür edince Hz. İbrahim durumunu oğluna açıp:

“Yavrum! Ben uykuda iken seni kurban ettiğimi görüyorum, bir düşün ne dersin?”der.

Oğul da emri hoşnutluk ve kesin bir inançla karşılar : Hz. İsmail;

“Babacığım, emrolunduğun şeyi yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın’’,

diye cevap verir.

Hz. İbrahim, İsmail’in ellerini ve ayaklarını sıkı sıkı bağlar ve yüzükoyun yatırır.

Sonra, olanca kuvveti ile bıçağı çakar, ancak bıçağın ağzı döner ve kesmez.

O zaman şu lütuf nidası erişir:

‘’Ey İbrahim, gerçekten rüyana sadakat gösterdin. Güzel amel işleyeni işte böyle mükâfatlandırırız. Bu çok açık bir imtihandı’’.

Allah, İbrahim’i sözünün ardında durmasından ötürü daha fazla üzmemiş ve ona meleği Cebrail aracılığıyla, kesmesi için bir koç göndermiş ve İsmail’i de hiç incitmeden, Allah’a kurban olmakla şereflendirmişti

KURBAN

Bir düşünün…

Bir bakın…

İçinde yaşadığımız evrene, yıldızlara, gezegenlere,

bunlar arasındaki  muhteşem ahenge..

Dağları, nehirleri, yeşili, mavisi, havası ve suyu ve binbir türlü nimetleri ile insanın

emrine verilmiş dünyaya..

Bu nizamı ve nimetleri gören her aklıselim sahibi insan,

Allah’a şükreder ve O’nun hoşnutluğunu kazanmak ister

Saygı ve itaatin en yüksek derecesi olan ibadet, sadece Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılır. İbadetin, bütün varlığımızla şuurlu olarak ve samimi bir niyetle yapılması esastır.

Allah’ın istediği ibadetlerden olan ve sözlük karşılığı yakınlaşmak, yaklaşmak anlamına gelen kurban, belirli şartları taşıyan hayvanı, usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.

Kurban, hak yolunda fedakârlığın ifade ve ispatıdır. Kestiğimiz kurbanla Allah yolunda malımızı, Hz. İsmail (AS) gibi canımızı bile feda edebileceğimizi ifade etmiş oluruz.

Kurban”, Hz. Muhammed döneminde İslâm dininin getirdiği bir ibadet sanılmasının aksine, İslâm’ın insanlığa son kez ve güçlü biçimde hatırlattığı çok eski bir şükran bildirme biçimidir.

 

KURBANIN DİNÎ DAYANAĞI NEDİR?

Kurbanın meşru kılınmış bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller bulunmaktadır.

“(Ey Muhammed!) Onlara Adem’in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat!

İkisi birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmiş; diğerininki ise kabul edilmemişti…”

(Maide Suresi; 27).

‘Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hacc Suresi; 34)

“… Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun.”

(Hacc Suresi, 28)

“Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır:

Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin samimiyet ve takvanız dır.”

(Hacc Suresi; 37)

Sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerde, Hz. Peygamber (SAV)

Kurban bayramında, Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu ve kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dâhil olmak üzere her şeyinin kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade edip; bu ibadetin Allah rızası için yapılmasını tavsiye etmiştir.

 

KİMLER KURBAN KESMELİDİR?

Kurban kesmek, akıllı, buluğ çağına ermiş, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve misafir olmayan Müslüman’ın yerine getireceği mali bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80 gr. altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir; dolayısıyla Allah’ın kendisine bahşetmişi olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakârlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir.

 

KURBAN NE ZAMAN KESİLİR?

Kurban kesim vakti, bayram namazı kılındıktan sonra başlar; Bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar devam eder. Bu geçen süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüzleri kesilmesi uygundur. Kurban Bayramın birinci günü kesmek daha faziletlidir.

HANGİ HAYVANLAR KURBAN OLARAK KESİLİR?

Kurbanlık hayvanların erkek veya dişi olması arasında bir fark yoktur.

Koyun, keçi, sığır, manda ve deveden kurban olur. Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler.

Kurban olabilmesi için, devenin 5; sığır ve mandanın 2, koyun ve keçinin ise 1 yaşını doldurmuş olması gerekir.

Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder.

a-) “Veteriner Sağlık Raporu” veya “Menşe Şahadetnamesi” olmayan,

b-) “Küpesiz” ve “Büyükbaş Hayvan Kimlik Kartı” bulunmayan,

c-) Çok zayıf olan,

d-) Gebe yada yeni doğum yapmış olan,

e-) Bakışları ve dış görünümü canlı olmayan,

f-)  Yüksek ateşi olan,

g-) Salya akıntısı bulunan,

h-) Kuyruğu, kulağı kesik olan

ı-) Bir veya iki gözü kör olan

k-) Kötü kokulu ishali ve burun akıntısı olan

l-) Çevreye karşı aşırı tepkili veya çok duyarsız,

hayvanların satın alınmaması gerekmektedir.

Koyun veya keçinin bir kişi tarafından; sığır, manda ve devenin ise, yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban olarak kesilebileceği Hz. Peygamber’in hadisleri ve uygulamalarla sabittir.

Kurbanı, kişinin kendisi kesebileceği gibi, vekâlet yoluyla başkasına da kestirebilir.

KURBAN KESERKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Baştan sona dek belli bir disiplin içinde yürütülmesi gereken bir ibadet durumundaki kurban kesimi, bu aşamada da bazı kesin kurallar içerir. Kurban edilecek olan canlı satın alındıktan sonra kesinlikle incitilmemeli, bir yerden diğerine canı acıtılarak taşınmamalıdır.

Kesim yapılacak yerlerin asgari hijyen kriterlerini taşıyan temizlikte olması, yeterli havalandırma koşullarına sahip olması ve hijyen koşullarının devamı için bol miktarda sıcak-soğuk su tertibatına sahip olması ve mümkünse askılı raylı sistem olan yerlerin tercih edilmesi gerekir..

Böylesine önemli bir ibadeti yerine getirmek için, hayvan okşanarak kesim yerine götürülür. İncitmeden güzelce sol yanı üzerine yatırılır. Ayakları sağlam bir iple bağlanır. Kurban kesimi asla duasız olmaz. O nedenle, kesim sırasında hayvanın başı mutlaka kıbleye çevrilmeli ve çevrede bulunanlar bunun çok önemli bir ibadet olduğunun bilinciyle tekbir getirip dualar etmelidirler. Kesimi mutlaka bu işten anlayan, fiziksel olarak güçlü bir kişi gerçekleştirmelidir. Kurbanın iyi bilenmiş keskin bir bıçakla, “Bismillahi Allahüekber” diyerek, Allah rızası için kesilir.

Hayvanın bir ayağı, kanın vücuttan rahatça boşalabilmesi için kesim sırasında serbest bırakılmalı ve omurilik ancak bütün kan boşaldıktan sonra kesilmelidir.

 

KESİLEN HAYVANIN YÜZÜLMESİ

Derinin yüzülmesi, özel itina isteyen bir işlemdir.

Genellikle yuvarlak-küt uçlu bıçaklar kullanılmalıdır. Bıçakla deri yüzme işlemi, arka bacakların iç kısmı, gövdelerin karın kısmı ve kısmen yanları ile ön bacaklar ve boyun kısmından başlar ve tüm gövdede devam eder.

Kurbanlık hayvanın iç organları, yüzme işleminden sonra ve sırasıyla çıkarılır. Derli toplu şekilde çıkartılan bu iç organlar, gövdeden uzak bir noktada toplanmalıdır. Atıklar, belediyece belirlenen çöp toplama noktalarına dağılmayacak şekilde bırakılır.

Deri üzerinde mümkün olduğunca et artığı bırakılmamaya çalışılmalıdır.

Deri yüzüldükten 1-2 sat sonra deri tuzlanmalıdır.

Kesiksiz biçimde yüzülen derinin vücuda bakan iç kısmı, iri taneli tuz kristalleriyle iyice sıvanarak içe doğru katlanır, sonra da kurumaya bırakılır.

KURBAN ETİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?

Hz. Peygamber, kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesemeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, birinin de evde bırakılmasını tavsiye etmiştir

Etler kesinlikle çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmemeli, bazı zoonoz hastalıkların çiğ veya az pişmiş etlerin yenmesiyle bulaştığı akıldan çıkarılmamalıdır.

KURBAN KESMENİN SOSYAL HAYATTAKİ ÖNEMİ

Bayramlar Müslümanlık bilincimizi yenileyen, millet olma irademizi diri tutan, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştiren, rahmet ve bereket dolu günlerdir…

Bütün bunların dışında çocuklar, sevindirilir, dargın olanlar barıştırılır.

Allah için kurban kesmek, mali bir ibadet olduğu gibi, sosyal hayat açısından da önemli bir yardımlaşma ve dayanışma vesilesidir. Çünkü kesilen kurbanın etinden, komşular, akrabalar, fakirler ve muhtaçlar da faydalanırlar.

“Mal”, bir insan için yeryüzündeki en ciddi özbenlik sınavlarından biridir. Kişi, yaradılışı gereği dünya malını sever ve ondan -hayatî bir tehlike söz konusu olmadıkça- kesinlikle kopamaz. Oysa tıpkı zekat, fitre ve sadaka gibi kurban da sahip olunan malın bir bölümünün kişinin rızası dahilinde kendisinden alınması ve başkalarına, hem de çoğu kez hiç tanımadığı birilerine bedelsiz olarak gitmesidir. Bu nefsî sınavdan alnının akıyla çıkabilen her insan, sonradan hayattaki her türlü sıkıntıya ve yokluğa karşı dayanıklı hâle gelir.

Rabbimiz bizi ibadetleri kabul edilenlerden eylesin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir